TÜBİTAK Açıklaması
2 Ağustos 2011 tarihli TÜBİTAK Açıklaması
Yukarıdaki açıklama 2 Ağustos 2011 tarihinde TÜBİTAK İletişim Dairesi tarafından savefezagursey.wordpress.com adresinde yayınlanmak üzere iletilmiştir. İlgili açıklamanın başlangıcında, kamuoyunu bilgilendirmek amaçlı olduğu belirtilmesine rağmen, TÜBİTAK resmi internet sitesinde yayınlanmadığından ve açıklamanın kamuoyunda yaratması muhtemel tepkinin muhatabı sitemiz olamayacağından sitemizden duyurulması uygun görülmemiştir.
Aynı yazının bu defa 5 Ağustos 2011 tarihinde TÜBİTAK Hukuk Müşavirliğince 5651 sayılı yasa kapsamında cevap olarak iletilmesi üzerine, en az 1 hafta süresince söz konusu açıklama içeriğimize eklenmiştir.
* * *
2 Ağustos 2011 tarihli TÜBİTAK açıklaması üzerine
TÜBİTAK’ın 2 Ağustos 2011 tarihli belgesini (bundan sonra kısaca “belge” diyeceğiz) dikkatle okudum. Gebze’deki TÜBİTAK-MAM içinde bulunan UEKAE’nin kuruluş aşamalarında ve aynı zamanda Kandilli’de bulunan FGE’de (TÜBİTAK adlandırması ile TBAE’de) uzun zaman araştırmacı olarak çalışmış birisi olarak TÜBİTAK’ın yayınlamış olduğu 13 sayfalık belge hakkındaki görüşlerimi belirtmek isterim.
İlhan İkeda’nın yanıtının tamamı
* * *
09.Ağustos.2011
Sayın Nihat Ergün
Bilim, Teknoloji ve Sanayi Bakanı
Ankara
Sayın Bakanım,
TÜBİTAK Temel Bilimler Enstitüsünün yeniden yapılanması üzerine düşüncelerimi, kendilerinin, kanımca kamuoyunu yanıltıcı etkisi olabilecek ikinci bildirilerini yayınlamaları üzerine, ikinci defa size arzetmek istedim. Vaktinizi aldığımdan dolayı lütfen özürlerimi kabul ediniz.
Mahmut Hortaçsu’nun yanıtının tamamı
* * *
TÜBİTAK’ın düştüğü hale bak: Bunu da gördük!
TÜBİTAK tarafından Kandilli’deki yerinden kaldırılıp Gebze’ye taşınan ve başka bir birime bağlanan Feza Gürsey Temel Bilimler Araştırma Enstitüsü konusundaki tartışma bitmiyor.
Son olarak TÜBİTAK’tan bir açıklama daha aldım. Hayli uzun, rakamlarla desteklenmiş bu açıklamanın kaba özeti şu: Feza Gürsey Enstitüsü başarısız bir enstitüdür, zaten adı da Feza Gürsey Enstitüsü değil Temel Bilimler Enstitüsü’dür.
İsmet Berkan’ın yazısının tamamı
* * *